|
|
 |
|
Ravengiersburg´da eski bir manastırdan kalma meslek öğretim okulu. Kurucusu 1971 de katolik işçi dayanışmasının (KAB) yardımı ile aziz bir ailenin mülkiyeti olan manastır meslek okuluna dönüştürülmüştür.
Die Entstehungsgeschichte unseres Hauses: Im Jahre 1971 richtete die KAB im ehemaligen Kloster der Hl. Familie in Ravengiersburg das Berufsbildungswerk ein. In den bestehenden Räumen wurden zunächst Berufsförder-, Grundausbildungs- und Anpassungslehrgänge durchgeführt. 1981, mit Beginn des Benachteiligtenprogramms, erfolgte die Einrichtung von qualifizierten Berufsausbildungsmaßnahmen, 1985 der Bau einer Ausbildungswerkstatt für Holz und Metall, in den folgenden Jahren die Modernisierung des Internatsbereiches und der Großküche, 1988 wurde das Maßnahmeangebot auf die ausbildungsbegleitenden Hilfen erweitert.
|
 |
|
Übernachtung in Simmern Simmern de geceleme
|
|
|
 |
|
3. Tag : 6:30 Uhr Fahrt nach Mosel Rhein Mosel ve Ren nehirlerinde gezinti
- Fahrradtour Bisiklet turu
- Lorelei St.Goar Burg St. Goar Kalesi
|
 |
|
Übernachtung in Simmern Simmern de geceleme
|
|
|
- ...değişik bir hayvanat ve dinlenme bahçesi..mutlaka görülmeye değer!!!
|
 |
|
5. Gün: 6:30 da Fahrt nach Frankfurt Frankfurt´a doğru hareket
|
|
|
 |
 |
|
Tarihi Frankfurt Tren istasyonu 1890
|
|
|
Besichtigung von Main und Altstadt FFM, Frankfurt Römerplatz
- Frankfurt Şehrine genel bakış ve Römer meydanı
- Bahnhof: Erklärung von Transportwesen Almanyada ulaşım
- Red Light district Kızıl batakhane !
|
|
 |
Frankfurt Römer Meydani 1820´de Heinrich Heine: İlk önce kitapları, yakanlar daha sonra insanları da yakar demisti. Tarih Heine´nin bu sözlerini maalesef doğruladı. 10 Mayıs 1935 de Römermeydanında ilk defa kitaplar yakıldı ve daha sonra kitapları bir çok suçsuz insanlarAusschwitz ve diğer Toplama kamplarındayakılarak takip edecek ve Yahudiler Almanya dan neredeyse tamamen silinecekti.
|
 |
 |
|
Pamuk Prenses |
|
|
ein Kind so weiß wie Schnee so rot wie Blut und so schwarz wie Ebenholz ...bir çocukki, kar gibi beyaz, kan gibi kırmızı, kömür gibi siyah!
|
|
|
Ayna, ayna, söyle bana bu ğlkede en güzel kim var Kötü kalpli,üvey kraliçe annenin konuşan aynası gerçekten vardı!!!!!! . ..... görmek istermisiniz?
|
|
 |
- Pamuk Prenses´in ülkesi Lohr´da kamp kurup geceliyoruz
|
|
|
|
 |
|
6. Gün: Göttingen on City :
|
|
 |
|
|
|
 |
- 7. Gün : Göttingen und seine Umgebung Göttingen ve çevresi :
|
 |
 |
|
Saline Luisenhall Tuz Üretim tesisleri
|
|
- Saline Luisenhall 1850 den kalma avrupanın tava formunda buharlastırılarak üretilen son Tuz üretim merkezi. Burada tuz 462m derinlikteki bir tuzlu su kalıntısından kazanılıyor. Tenör derecesi tuzun % 24-27. Bu teknikle üretilen tuz merkezi Göttingen´in önde gelen turizm merkezlerindendir ve mutlaka görülmeye değerdir. Aynı zamanda Ortaçağ Avrupasında tuzun ne kadar önemli bir yer kapladığınıda anlamak mümkün olacaktır. Bir zamanlar tuz için büyük savaşlar yapılıyor, çok insan ölüyordu.
- Exkursion Hagenberg Hagenberg de Gauss kulesıne çıkıp etrafa panorama bakış
- Geopark Üniversitenin Jeoloji Parkı
|
|
 |
|
8. Gün: Göttingen und seine Umgebung Göttingen ve çevresi
- Ebergötzen de Wilhelm Busch değirmeni
- Brotmuseum Ekmek müzesi
- Wandern am Seeburger See
|
 |
|
Göttingen´de geceleme Übernachtung in Göttingen
|
|
|
|
|
 |
 |
|
|
|
Max ve Moritz
|
|
 |
|
9. Tag: Fahrt zur Weser, Werra, Fulda Üç nehir kavşağında gezinti
- Hann. Münden, Schloß Sababurg (Dornrösschen Yüz yıl uyuyan Prenses),
- Rundfahrt an der Weser, Fulda, Werra.
|
|
|
 |
Yüz yıl uyuyan prenses, Çizmeli kedi, Kırmızı başlıklı kız, Pamukprenses ve yedi cüceler.Kim bilmez acaba bu güzel masalları? Bir zamanlar çocukken ninemin dizine yatıp dinlerdim bu güzel masalları. Şimdi bu masalların doğum yerine gidip gezip görme imkanınız var. 19. Yüzılda Hanau´lu Grimm kardeşler Göttingen Üniversitesindesonraları 140 lisana çevrilecek bir çalısma yapmıslardı: Göttingen ´in çevresindeki köyleri gezerek buralarda cocuklara anlatılan hikayeleri toplayarak ve düzenliyerek. Gerçektende böylece ortaya bütün dünyadaki çocukların dinleyerek bıkmadığı Grimm Masalları ortaya çıkartılmış oldu.Bugün bu masalların doğum yerlerini gezip göreceğiz.
|
|
 |
 |
|
Übernachtung in Hannover Münden - Hannover-Münden de geceleme
|
|
|
 |
 |
|
- 10. Gün : Fahrradtour Bisiklet turu başlangıç!!!
.....bundan sonra artık bacaklara kuvvet...!!! Hannover Münden´den Bad Karlshafen´e (44km) Bad Karlshafen de gezinti Yol boyunca doğal güzellikler ve Şatolar, değirmenler... Reihardshagen und Oberweser, historische Bauten in Miniatur, Freilichtasustelleung
|
 |
 |
|
Bad Karlshafen´da geceleme, kamp
|
|
|
 |
|
11. Tag : Fahrradtour Bad Karlshafen´den Höxter´e bisiklet ile gidiş. (25km)
- Almanya´nın en sevilen bisiklet tur yolunda bisiklet ile gezinti.
- Sabah Bad Karlshafen´de köy gezintisi
- Schloss Corvey Corvey Şatosu ve manastırı
- Fürstenberg Porzelleleri. Ortaçağ Avrupasına dönüp gezmek için size burada bir çok imkan var.
|
|
|
|
 |
|
mesela Fürstenberg porselenleri
|
 |
|
|
 |
 |
|
Höxter´de konaklama Übernachtung in Höxter
|
|
|
|
 |
 |
|
|
Kül Kedisi Sindirella
|
|
|
|
Bodenwerder´de bir kamp yerinde kül kedisinin misafiri oluyoruz Uyku tulumunuz varmi???
|
|
|
 |
 |
|
13. Tag : Fahrradtour Bodenwerder´den Hameln´e Bisiklet turu (23 km)
- Bodenwerder´de gezinti Yalanci Baron von Münchhausen i ziyaret
|
 |
 |
|
- Yalanci Baronun Münchhausen´in doğum evi bugün artik eski bir belediye binasi işlevinde
- Baron Münchhausen burada gerçekten yaşamıştı!
- Yalanıcı Baron diye bilinen Karl Friedrich von Münchhausen 11 Mayıs 1720 de Bodenwerder de doğdu ve 1797 de kendi şatosunda vefat etti. Yaşamında
- Ingiliz yazar Erich Raspe ve Alman G.A.Bürger Baronun anlattığı hikayeleri yazarak kendisini ölümsüzleştirdiler.
|
|
|
 |
 |
 |
|
 |
 |
 |
 |
 |
 |
|
 |
|
|
Hameln´de Konaklama - Kamp
|
|
|
|
 |
|
|
|
|
|
|
|
14. Tag: Fahrradtour in Hameln Hämelschenburg
- Rastiland Rasti diyarı
- Hameln de Kavalı ile sıçanları yakalayan kavalcı var.
Im Jahre 1284 ließ sich zu Hameln ein wunderlicher Mann sehen. Er hatte einen Rock von vielfarbigem, buntem Tuch an und gab sich für einen Rattenfänger aus, indem er versprach, gegen ein gewisses Geld die Stadt von allen Mäusen und Ratten zu befreien....
|
|
|
 |
|
|
|
Hameln eski belediye binasi
|
|
|
Sıçanları kavalıyla yakalayan esrarengiz yabancı bu belediyeden parasını alamayınca bu sefer çocukları kavalı ile büyüleyip şehirden kaçırmıştı. Hatırladınızmı???Bu masaıin ilk anlatıldığı yer Hameln 1284 de gerçekleşmiş olan bu gerçek olayı Hameln´de gezip göreceğiz, gerçek hikayesini dinlezeceğiz!.
Sıçan Tutan Efsanesi :
1284 senesinde garip bir adam Hameln´de görüldü. Üzerinde çok renkli kumaştan dikilmiş bir entarisi vardı ve kendisini fare tutan biri olarak tanıttı. Bir kaç kuruş karşılığında bu şehiri bütün farele ve sıçanlardan kurtaracağına söz verdi. Kentlilerde parayı vereceğine dair söz verdiler.Sıçan tutan adam kavalını çıkardı ve öttürmeye başladı. Birdenbire fareler ve sıçanlar evlerden ve deliklerinden çıkmaya başladilar ve garip adamın etrafina toplandılar. Şehirde hiç bir fare kalmadığına ikna olunca, şehir dışına çıkıp nehir kıyısına gitti ve kendisini takip eden fareleri ve sıçanları Weser nehrine düşürtüp boğdu Hameln´liler farelerden kurtulduklari için sevindiler, ama söz verdikleri parayı adama ödemediler. Sıçan yakalayan böylece Hameln´den huşunet içinde ayrıldı.
26 haziranda tekrar Hameln´e geriye döndüğünde bir avcı gibi giyinmişti, başında esrarengiz kırmızı bir şapka ve yüzünde korkunç bir ifade vardı. Bütün Cemaat kilisede toplanmışken garip adamın kavalının sesi sokaklarda tekrar duyuldu, kavalının sesi duyulunca bu sefer fareler ve sıçanlar değil, peşine 4 yaşından büyük çocuklar koşarak takıldılar. O, çocukları oynatarak şehrin Paskalya kapısından çıkartıp tepeye doğru götürdü ve orada hep beraber kayboldular. Sadece iki çocuk geriye dönebildi Bu çocuklar geciktikleri için kendisini takip edememiş olanlardı. Bu çocuklardan biri kördü o yüzden nereye gittiklerini tarif edemiyordu diğer çoçuk ise dilsizdi ve çoçukların nereye gittiklerini anlatamıyordu. Dönen çocuklardan biri hırkasını almak için geriye gelmişti. Bazı söylentilere göre bütün çocuklar bir mağaraya götürülmüştüler ve yedi tepelerdenden dışarı çıkmışlardı. Böylece tam 130 çocuk kaybolmuştu!.
|
|
|